Necdet Bulut


NECDET BULUT

Dr. Necdet Bulut plaketi, 1 Haziran 2005 Çarşamba günü saat 16.30’da yapılan bir törenle Üçlü Amfi içindeki büyük salon girişine tekrar kondu.

Güney Gönenç

Necdet Bulut 1960’ta İÜ Fen Fakültesi Jeofizik Bölümü’nü bitirdi. 1963-1969 arasında IBM şirketinde sistem mühendisi olarak çalıştı. 1969 Mayıs’ında ODTÜ Elektronik Hesap Bilimleri Bölümü’ne programcı olarak girdi. Kısa sürede yetenekleri ve çalışkanlığıyla kendini tanıttı, aynı yılın kasımında öğretim görevliliğine atandı. 1970 Şubat’ında Purdue Üniversitesi’nde doktora çalışmalarına başladı. 1972’de bilgisayar bilimleri dalında M.S., 1973’te de doktora derecesi aldı (Türkiye’nin bilgisayar alanında doktora yapan ilk bilim adamıdır), bir süre Purdue’da yardımcı profesör olarak çalıştı. 1974’te ODTÜ’ye döndü ve yardımcı profesörlüğe yükseltildi.

Bulut 1975’te ODTÜ Bilgisayar Merkezi’nin yönetmenliğine getirildi. Türkiye’nin en büyük bilgisayar merkezinin yönetmeni olarak Bulut, bir yandan konuya hakimiyeti, bir yandan sonsuz enerjisi, ama en başta insan ilişkilerindeki başarısı ve demokratik tutumu ile tanındı, sevildi, saygı uyandırdı. 1975’te Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanlığına seçildi. Ayrıca Tüm Öğretim Üyeleri Derneği’nde genel yazmanlık görevini yürütüyordu.

1977 Şubat’ı başında kendi isteğiyle Bilgisayar Merkezi Yönetmenliğinden ayrılan Necdet Bulut, 14 Şubat’ta Hasan Tan’ın ODTÜ rektörlüğüne getirilmesiyle başlayan yoğun mücadele döneminde en ön saflarda mücadele verdi. Bilgisayar Merkezi yönetmenliğine hakkında yolsuzluktan soruşturma açılmış “ülkücü” bir anbar memurunun atanması, Merkez’de çalışanların tümünü oluşturan 26 kişinin işlerine bir günde son verilmesi, 700 dolayında militan “ülkücü”nün “işçi” adı altında üniversiteye alınması, bunların estirdiği terör havası, öldürülen işçi ve öğrenciler, öğretim üyelerine yapılan saldırılar… Bu bunalımlı dönemde Bulut, ODTÜ’nün en yüksek akademik organı olan Üniversite Konseyi’nde yardımcı profesörlerin temsilci üyesi olarak görev yaptı. 1977 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi listesinden İzmir ilinde milletvekili adayı oldu.

TODAİE’de “Bilgi İşlem Sistemleri”, KTÜ’de “Doğrusal Programlama” dersleri de veren Bulut, 1978 Temmuz’unda (ODTÜ’den izinli olarak) KTÜ Elektronik Hesap Bilimleri Enstitüsü Başkanlığı’na getirildi. KTÜ’de bilgisayar merkezinin kurulması için çok yoğun bir çalışma içine girdi. Sistem seçimi, ihaleler, bina projeleri, eleman sağlanması ve eğitimi… Bir yandan da bürokrasiyle mücadele… Necdet Bulut, bilgisayar merkezini insangücü, fiziksel gerçekleştirim, donatım, kitaplık gibi alanlarda 5-6 ay gibi kısa bir sürede yoktan var etti.

Necdet Bulut KTÜ’nün bilgisayarının İstanbul’da gemiye yüklendiğini biliyordu. Ama bilgisayarın Trabzon’a geldiğini göremedi. Trabzon’daki lojmanının girişinde, 26 Kasım 1978 gecesi, ülkücü tetikçilerce arabası çapraz ateşe alındı (sonradan arabada 27 kurşun deliği belirlenecektir); oğlu ve dört ay önce evlendiği eşi hafif yaralandı. Ağır yaralanmış olan Bulut, Genelkurmay Başkanlığı’nın gönderdiği özel uçakla Ankara’ya getirildi; 8 Aralık’ta Hacettepe Hastanesi’nde öldü.

Necdet Bulut’la ODTÜ’nün son vedalaşması 11 Aralık 1978 günü üçlü anfideydi; anfiyi ayakta duracak yer kalmamacasına dolduran ODTÜ (ve Trabzon’dan otobüslerle gelen KTÜ) mensuplarına rektörümüz, ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı ile öğretim üyelerinin, ODTÜ çalışanlarının ve öğrencilerin birer temsilcisi ve eşi hitap etti.

KTÜ Senatosu üniversite bilgisayar merkezini “Dr Necdet Bulut Bilgisayar Merkezi” olarak adlandırdı. ODTÜ’de “üçlü anfi” olarak bilinen binaya, “Dr. Necdet Bulut Anfisi” adı verildi, binanın giriş kapısına bu adı belirten bir mermer levha konuldu.

1980 darbesini izleyen yıllarda KTÜ’deki merkezin adından Necdet Bulut adı silindi. ODTÜ’deki mermer levha da Rektör Mehmet Gönlübol tarafından söktürüldü.

Necdet Bulut’a ateş eden (mahkeme dosyasında “Ülkü Ocakları üyesi” olarak geçen) üç tetikçi 15’er yıl, onları azmettiren üç Ülkü Ocakları üyesi ise müebbet hapse mahkum oldular. Ancak Askeri Yargıtay, Bulut’un ölümünde “tıbbi hata” ve -tıp açısından- “meslek ve sanatta acemilik” saptadığından bu kararlar bozuldu ve yargılama, yeterli kanıt bulunamadığından dolayı, 1985’te beraatle sonuçlandı.

Türkiye Bilişim Derneği Necdet Bulut’un anısını yaşatmak ve bilgisayar bilimleri dalında öğrenim gören gençleri bilimsel çalışmaya özendirmek üzere “TBD Dr. Necdet Bulut Bilişim Ödülü”nü kurdu. Ölümünün 20. yıldönümünde, üyelerinin katkılarıyla Bolu dolaylarında oluşturulan bir ormana “Dr. Necdet Bulut Bilişim Ormanı” adı verildi. TBD ayrıca ODTÜ Rektörlüğü’ne başvurarak Necdet Bulut’un üçlü anfiden silinen adının yeniden konulması dileğini iletti. Aynı dileği ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği de, ölümünün 25’inci yılında, 16 Aralık 2003 günlü yazısıyla, rektörlüğe iletti.

Bu, onu -uzaktan, yakından- tanıyan, bilen, anımsayan herkesin gönlünde yatan dilektir.

ODTÜ Genel Sekreterliği’nin Açıklaması

Değerli Mensuplarımız,

Üçlü Amfi Binasi’nin adının, 1980 öncesinde, Üniversite Konseyi tarafından “Dr. Necdet Bulut Amfisi” olarak değiştirildiğine dair geçtiğimiz aylarda Üniversitemiz içinde yapılan tartışmalar üzerine Üniversitemiz arşivlerinde bulunan Üniversite Komisyonu kararları incelenmiştir.

Bu incelemeler sonucunda, konu hakkında bazı toplantılarda çeşitli öneriler yapıldığı, ancak Üniversite Konseyince sadece bir karar alındığı tespit edilmiştir. Üniversite Konseyi’nin 6 Haziran 1979 tarih ve 1979/7 numaralı toplantısında alınan bu karar asağıda verilmektedir:

Karar 2: Başkan Vekili, … komisyonun çalışmalarını tamamladığını bildirdi.

Komisyonun, Anılmalarla İlgili Prosedur uyarınca; Fen ve Edebiyat Fakültesi, Fizik Bölümü’nün, Bölüme bağlı Üçlü Amfi Binası içinde yer alan U-3 amfisine “Dr. Necdet Bulut Amfisi” ismi verilmesine ilişkin önerisini oybirliği ile kabul ettiğini ve gündem ekinde üyelere dağıtılmış olan raporu hazırladığını belirtti.

Üyelerin konu ile ilgili görüşlerini açıklamalarından sonra yapılan gizli oylama sonucunda U-3 amfisine “Dr. Necdet Bulut Amfisi” isminin verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.

Ancak, daha önce de duyurulduğu üzere, Üçlü Amfi Binası’na “Dr. Necdet Bulut Amfisi” adının verildiğine dair bir Üniversite Konseyi kararı veya Üniversite Konseyi’ne yapılmış bir öneri mevcut değildir. Üniversitemizin arşivlerinde bahsedilen kararlar dışında başka bir belge de bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan Üniversite Konseyi karari doğrultusunda; Üçlü Amfi Binası içinde yer alan U-3 amfisine “Dr. Necdet Bulut Amfisi” ismi verilmis olmasi nedeniyle, bahsedilen amfiye Rektörlükçe “Dr. Necdet Bulut Amfisi” tabelası konulacaktır. Tabelanın konulacağı tarih daha sonra duyurulacaktır.

Bilgilerinize saygılarımla sunarım.

Prof. Dr. Haluk DARENDELİLER
Genel Sekreter Vekili
Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği’nin hazırladığı dilekçeye katılmak için…

Son günlerde üniversitemiz mensupları arasında tartışılan Üçlü Amfi’nin adının değiştirilmesi konusunda Derneğimiz, Rektör ve Senato üyelerine bir dilekçe ile başvurmayı düşünmektedir. Bildiğiniz gibi Üçlü Amfi’nin adı Üniversite Akademik Konseyi kararı ile 1978 yılında “Dr. Necdet Bulut Amfisi” olarak değiştirilmiştir; ancak 1980 askeri darbesinden sonra dönemin üniversite yönetimi tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve kurul kararı olmadan yerinden sökülmüştür.

Üniversite üst yönetiminin 1992 yılında aldığı “Anılmalarla ilgili Prosedür” başlıklı kararı ile bu tarihten sonra binalara hangi koşullarda isim verileceğini belirtmiştir. Anılan kararın, en temel hukuk kuralı
çerçevesinde1992 tarihinden sonra yapılacak uygulamalar için geçerli olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle söz konusu kararın “Dr. Necdet Bulut Amfisi” için geçerli olmayacağı açıktır. Ancak bu konuda üniversite düzeyinde farklı yorumlar yapıldığı da anlaşılmaktadır. Bu yorumlara bir son verilmesi için Senato üyelerimizin girişimde bulunarak konuyu Senato gündemine getirerek nihai bir karar oluşturmalarını diliyoruz.

Derneğimizin bu yöndeki talebine katılıyorsanız oed@metu.edu.tr adresine mesajla bildirmenizi rica ederiz.

Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği
Yönetim Kurulu

Güney Gönenç – 7 Aralık 2004

Sayın ODTÜ Ögretim Elemanları,
Bugun 8 Aralik 2004… ODTU’nun terore kurban verdiği tek öğretim üyesi Y. Prof. Dr. Necdet Bulut’un 26’ncı ölüm yıldönümü…. Onu tanıma firsatı bulamamış genç meslektaşlarımı düşünerek ekteki yaziyi sunuyorum.
Işıklar içinde yatsın…
Saygılarımla,
Güney Gönenc

Ferdan Ergut – 22 Aralık 2004

Necdet Bulut’u unuttuk yine değil mi? Ne bir ses ne bir nefes… Bir sonraki 8 Aralik’a kadar vicdanlarımız rahat. O tarihte eski dostları, artık geleneksel hale getirdikleri “n’oldu anfinin adi” diye soracaklar. Benim gibi bir iki kisi “hakkkaten yahu” diye atlayacaklar. Suskunlugun kralligi bizi yine mahkum edecek. Adamin tekinin cok sevdigim bir lafi var. Mealen soyle: Ezenler ile ezilenlerin mucadelesi, “hafiza” ile “unutma”nin mücadelesidir. Ezenler surekli unutturmaya çalisir; ezilenlerin ise hatırlamak boyunlarının borcudur.
Hafif esefle karışık saygılarımla…
Ferdan Ergut

Zafer Ercan – 22 Aralık 2004

”Necdet Bulut’u unuttuk yine degil mi?”. Hayir unutmadik. Fasist katilleri de, anfinin adini sokenleri de unutmadik.

Anfinin adinin tekrar verilmesini ”agalardan” mi bekliyorsun? Bekleme!… ”ezilenlerin ise hatirlamak boyunlarinin borcudur” la kalinmayacak; yurtseverler onurlu yasami ”ezenlere ve agalara” ogretecektir.

Zafer Ercan.

Raşit Kaya – 22 Aralık 2004

Ferdan Ergut hakli, biz Necdet Bulut’un anisini hep canli tutacagiz ama sorun ODTU yonetiminin, katillerinin saldiri gerekceleri arasinda ODTU ogretim uyesi olmasini da itiraf ettikleri Necdet’in olumunun diger kayiplarimizdan farkli oldugunun ayirdina ne zaman varacagi. Bugun bu gerceklesmez ise umarim birgun bu farki ayirt edebilecek bir yonetim anlayisina ulasiriz!–
Saygilarimla
Rasit Kaya

Feza Arslan – 25 Aralık 2004

Sevili Ferdan son emailinde cok guzel ifade etmisti: “Ezenler ile ezilenlerin mucadelesi, “hafiza” ile “unutma”nin mucadelesidir. Ezenler surekli unutturmaya calisir; ezilenlerin ise hatirlamak boyunlarinin borcudur.” Ne yazik ki bu yuzden bazen cok aci verici de olsa, bazi olaylari hep hatirlamak ve unutturmamak zorundayiz. Dun bir kez daha aciyla 24 Aralik 1978 Maras katliamini hatirladik. Maras Katliami, Turkiye’nin aydinlarini, bilim insanlarini hedef haline getiren, Dogan Oz’u, Bedrettin Comert’i (11 Temmuz 1978), Necdet Bulut’u (8 Aralik 1978) ve daha nicelerini olduren fasistlerin, toplu kiyima giristigi kara bir gundu. Bu planli toplu kiyimi gerceklestiren fasistler, 100’den fazla insanimizi (aralarinda nineler, hamile kadinlar ve cocuklar da var), Alevi veya solcu olduklari gerekcesi ile katlettiler. Tipki Nazilerin, insanlari Yahudi, Cingene veya solcu oldugu icin katlettikleri gibi. Bugun, hicbir insan Nazilerin yaptiklarina iliskin, bu yasananlar sag-sol catismasiydi demeye curet edemez. Bu yuzden demokratik ve baris icinde bir Turkiye istiyorsak, aydinlarimizin, Necdet Bulut’un oldurulmesi ve Maras katliami ile Nazilerin yaptiklari arasindaki benzerlikleri hic ama hic unutmamaliyiz. Ama biz ne yasiyoruz, Necdet Bulut’un adinin bir amfiye verilmesi talebi bile onemsenmiyor. Hacettepe Universitesi’nde, bir konferans salonuna “Bedrettin Comert Salonu” adi verilmis, artik biz de hic olmazsa bu kadarcik saygiyi ve vefayi, Necdet Bulut’a gosterelim. Saygilarimla,

Sefa Feza Arslan
Erdal Özmen – 27 Aralık 2004

Merhaba,
Bir cok ODTU`lu gibi, ben de, kaldirilan Necdet Bulut isminin yerine iadesi konusundaki hakli oneriye universitemiz yonetiminin cevap verme geregi duymasini bekliyorum. Daha once ODTU-OED ye `kisi ismi verilmemesi` cercevesinde yapilan aciklama bu durum icin gecerli gorunmuyor. Cunku sorun isim vermek degil, isimsizlendirmenin devam edip etmeyecegi. Bu konudaki 12 Eylul uygulamasinin artik mesru gorulup surdurulmeyecegini diliyorum. Saygilarimla,

Erdal Ozmen

Mesut Yegen – 28 Aralık 2004

Erdal Özmen’e ve bu talebi seslendiren diger odtu mensuplarina katiliyorum. ODTÜ’yÜ ODTÜ kılan simgeleri unutmamak boynumuzun borcu. ODTÜ, biraz da fasistlerce katledilen necdet bulut’uyla odtu’dur.

bir ses lutfen ….

Mesut Yegen
sosyoloji bolumu

Şafak Alpay – 28 Aralık 2004

Sayın Yegen ve Liste Uyeleri,
Universitemizde kişilerin isimlerin verildiği bir çok mekan bulunmaktadır. Ornek olarak, general ve emekli valilerin kaldıgı Sabuncu yaşam evi, çesitli yurtlar vb. Esasına bakarsanız,bizler kendi aramızda bu binaya Necdet Bulut Amfileri ismini kullanarak, Bulut’un ismini yasatabiliriz. Stadyumdaki “DEVRİM” yazısı bundan rahatsız olanların tüm çabalarına karşın hala okunabilmekte ve bir umut olarak ve esin kaynağı olarak orada durabilmektedir. Bu pekala yapılabilir. Ancak bana rahatsızlık veren husus yonetimdeki devamsızlıktır. Üniversitemizin o zamanki Akademik Konseyi’nin aldığı bir karar nasıl olur da izleyen yönetimler tarafından yok sayılır? Bu böyle giderse, birileri de gelip, Teknokent binalarını, amaçları dısında kullanmaz mı? Kullanırsa kim bir şey diyebilir? Bu arada Matematik Bölümündeki iki mekanın Cahit ARF Amfisi ve Gunduz IKEDA Seminer Odası isimlerini taşıdığını ve her iki mekanın da isim günlerinin bizzat günün rektörlerinin huzurunda yapıldığı arz etmek isterim.

Safak

Nuray Denli Tokyay – 28 Aralık 2004

Sayın Şafak Alpay’a yürekten katılıyorum. Bizim bölümde de Sayın Rüştü Yüce’nin adını taşıyan bir laboratuar bulunmaktadır.

Saygılarımla

Nuray Denli Tokyay

İnci Gökmen – 29 Aralık 2004

Degerli Liste Üyeleri,

Hunharca bir saldiri sonucu oldurulen universitemiz ogretim uyelerinden Necdet Bulut hocamizin uclu anfiye verilen ismi daha sonra sokulmustu. Necdet Bulut’un isminin yeniden üçlü amfiye konulmasi yönünde Ortadogu Ögretim Elemanlari Dernegi Yönetim Kurulu olarak Rektörlüge yaptigimiz talebin daha önce alinmis olan “ilke karari” gerekçesiyle reddedilmis olmasini içimize sindirebilmis degiliz. Ilke kararlari yasa hükmünde degildir, uygulamayi kolaylastirmak için geliştirilmis kurallardir ve özel durumlarda yine bu karari alan kurulun uygun görmesi ile ayricaliklar getirilebilir ve bir çok konuda bir çok kez bu türden degisiklikler de yapilmistir. Dolayisi ile konunun bu ilke kararini alan Üniversite Yönetim Kurulu’nda Sn. Bulut ile ilgili olarak bir kez daha tartisilmasinin yararli olacagina inaniyoruz.

ÖED Yönetim Kurulu Üyeleri

Melek D. Yücel – 29 Aralık 2004

Cok Degerli Rektorumuz, Rektor Yardimcilarimiz, Universite Senato Uyelerimiz,

Aralik ayinin basinda Necdet Bulut’un olum yildonumunde baslayan ‘Uclu Anfiye Onceki Bir Yonetimin Vermis Oldugu Necdet Bulut Anfisi Adinin, Daha Sonraki Bir ODTU Yonetimi Tarafindan Kaldirilmis Olmasi’ konusundaki tartismaya onlarca ODTU ogretim uyesi katildi. Sizlerden bu konuda cok acik bir istegimiz oldu; yapilan bu yanlisin duzeltilmesi ve ‘Necdet Bulut Anfisi’ adinin korunmasi. Yanitiniz nedir?

Ozellikle bir onceki yonetim doneminizde, sizlere sorulan sorulari buyuk bir gayretle ve hemen yanitladiginiza tanik oldugum icin, simdiye kadar bu konuda suskun kalarak acik bir yanit vermemis olmaniza cok sasiriyorum. Konuya ilgi duymadiginizi sanmak istemiyorum; cunku duyarli bir yonetimimiz oldugu fikrindeyim. Oyleyse nedir? Aramizda konusulamayacak tabular olamaz, degil mi? Yoksa Necdet Bulut’u ODTU’lu oldugu icin olduren silahlarin hayaletleri aramizda mi dolasiyor?

Unutma/unutturma konusunda Sn. Ferdan Ergut’un tanimladigi duruma dusmemek icin, Sn. Necdet Bulut’un 2005’teki olum yildonumunu beklemeden, yazmayi ve sizden ‘Evet, bunu yapmamiz gerekir; tarihimizde, ODTU’lu oldugu icin oldurulmus olan baska bir ogretim uyesi olmadi; Necdet Bulut adi ozel bir sekilde yasatilmayi hak ediyor’ yanitini beklemeyi surdurecek pek cok kisi var aramizda…
Saygiyla bekliyoruz.

Melek D. Yucel

Raşit Duran – 29 Aralık 2004

Ben de Necdet Bulut anfisine isminin iade edilmesi gerektigini dusunuyorum. Bu konuda yonetim kurulu kararini yeniden gozden gecirebilir.

Saygilarimla

Rasit Turan

Göksel Demirer – 29 Aralık 2004

Ben de destekliyorum.
Necdet Bulut anfisine ismi iade edilmelidir.

Saygılarımla,

Göksel N. Demirer

Raşit Kaya – 29 Aralık 2004

N. BULUT’UN ANISININ OLUMSUZLESTİRİLMESİ HEM ODTU’LULERIN HEM DE KURUM OLARAK ODTU’NUN KENDİSİNE OLAN SAYGISININ BİR GEREGİDİR. BUNUN ICIN BAHANE BULMAK GEREKMEZ. ANCAK, SEVGİLİ S.ALPAY’IN YAZISI DUYGUSALLIK ORTAMINDA GOZDEN KACAN BİR HUSUSU ORTAYA CIKARDI. 3’LU ANFİYE “DR.NECDET BULUT” ADI ONUN HATIRLATTIGI GİBİ AKADEMİK KONSEY YANİ ZAMANIN EN YUKSEK AKADEMİK ORGANININ (SİMDİKİ SENATONUN MUADİLİ) KARARIYLA VERİLMİSTİ. BU ISIM ANFİ BADANA EDİLİRKEN SOKULDU VE BİR DAHA YERİNE TAKILMADI MUHTEMELEN ZAMANIN REKTORU GONLUBOL’UN SOZLU BİR TALİMATI İLE. ANCAK, NE REKTORUN NE YONETIM KURULUNUN USTELİK SOZLU BİR TALİMATLA EN YUKSEK AKADEMİK KURULUN KARARINI HUKUKEN YOK HUKMUNE DONUSTUREBİLMESİ MUMKUN DEGİLDİR. YANİ NECDET BULUT İSMİNİN YERİNE KONULMAMASININ BİLDİGİMİZ BİR HUKUKİ VE GECERLİ TEMELİ YOKTUR.kISACASI, 3’LU ANFİ HALEN VE HUKUKEN “DR.NECDET BULUT ANFİSİ”DİR. EGER AKSİ VAKİ İSE MEVCUT YONETİM BUNUN NE ZAMAN, KIMIN KARARI İLE İPTAL EDİLDİGİNİ ACIKLAMALIDIR(*). YA DA DR. NECDET BULUT ISMI HUKUKI BIR ZORUNLULUK OLARAK YERİNE KONULMALIDIR. YOK EGER BU ISTENMIYORSA HUKUKUN GEREGİ OLARAK MEVCUT SENATO’DAN BOYLE BİR KARAR CIKARILMALIDIR.

SAYGILARIMLA
Rasit Kaya

(*) Bu bir Devlet sirri olmadigi gibi, Bilgi Edinme yasasi geregi her T.C. vatandası bu bilginin kendisine verilmesini isteyebilir ve 15 gun icinde de yasa geregi bu bilgi verilir.

Murat Köksalan – 31 Aralık 2004

Necdet Bulut’un isminin uclu amfiye tekrar verilmemesi icin hicbir makul gerekce dusunemiyorum. Universite Yonetim Kurulu isterse kendi kararini degistirebilir. Universiteden gelen bu hakli istegi geri cevirmesi icin ikna edici bir gerekce gostermesi gerekir.

Ben Necdet Bulut’un isminin uclu amfiye onunde sonunda tekrar verilecegine inaniyorum. 2004 yili bitmeden bunun gerceklesmesini isterdim. Ne yazik ki olmadi.

Murat Koksalan

ODTÜ Genel Sekreterlik – 31 Aralık 2004

Degerli Mensuplarimiz,
Son gunlerde listemizde muteveffa ogretim uyemiz Doc. Dr. Necdet Bulut’un adinin Universitemizde yasatilmasina yonelik tartismalara bir aciklik getirmek uzere asagidaki hususlar bilgilerinize sunulmaktadir.

Sayin Doc. Dr. Necdet Bulut 1969-1978 tarihleri arasinda Universitemize degerli katkilarda bulunmus bir ogretim uyemizdir ve ulkemize ve universitemize daha cok hizmet verebilecegi bir donemde Karadeniz Teknik Universitesi’nde gorevli iken 8.12.1978 tarihinde hunharca bir suikastin kurbani olmustur.

Senatomuzca 1 Aralik 1992 tarihinde kabul edilen “Anilmalarla ilgili Prosedur” cercevesinde degerli meslektasimizin adinin universite ortaminda yasatilmasi mumkundur. Bu prosedurun I-B maddesi asagidaki gibidir.

I-B. Mekanlara ad verilmesi durumunda asagidaki ilkelere uyulur:
1. Mekanlarin bilinen adlari degistirilmez (Orn. Bilim Agaci, Uclu
Amfi, Genclik Aniti)
2. Oncelikle yeni mekanlara ad verilir.
3. Bir yapinin tumune ad verilmez.

Bu maddeden anlasilacagi gibi Uclu Amfi Binasinin tumune ad verilememektedir ancak uygun bir yapinin belirli bir kismina (derslik, laboratuar v.b.) ad verilmesi soz konusu olabilir.

Bu bilgiler isiginda yapilacak basvurular ilgili prosedur dogrultusunda

http://www.po.metu.edu.tr/duyuru/genduy/SenKar1992-13.htm

degerlendirilecektir.

Saygilarimla.

Prof. Dr. Haluk DARENDELILER

Genel Sekreter Vekili

Melek D. Yücel – 1 Ocak 2005

Sayin Darendeliler,

Cok duyarli oldugumuz bir konuda yanitinizin 2004 yili icinde yetismesi bence cok iyi oldu. Asagidaki aciklamanizda merakimi uyandiran bir nokta var; aydinlatirsaniz cok sevinecegim. Sorum su:
Senatomuzca 1 Aralik 1992 tarihinde kabul edilen “Anilmalarla ilgili Prosedur”, daha onceki akademik konsey kararlarini degistirebilir mi, yani geriye donuk olarak uygulanabilir mi? Hukukta geriye donuk uygulama yapilamayacagi ile ilgili nacizane bir gorusum var; diyelim ki, yarin bir yasa ciksa ve ‘Ampul Tayyip diye bagiranlar 10 yil hapis cezasi alirlar’ dense, 1 Mart 2003 gunu tezkere cikmasin diye yollara dusmus olan binlerce ODTU ogrencisi, mezunu ve ogretim uyesinin bu yasaya dayanilarak hapsedilebilmeleri acaba mumkun mudur?

Diger sorumu da bilgi edinme yasasina dayanarak sormak istiyorum; bu listede defalarca yazilanlar acaba dogru mudur? Yani akademik konsey tarafindan verilmis olan ‘Necdet Bulut Anfisi’ adini degistirmeye niyetlenen, o zamanin rektoru Mehmet Gonlubol muydu? Kantinden alinan kasari begenmedigi icin eleman atma gucunu kendinde bulan bu astigi astik, kestigi kestik padisah-rektor, acaba kendi kafasindan aldigi karari konseyden gecirme geregi duymadi mi? Eger oyle idiyse, yapilmaya yeltenilmis olan bu degisikligin zaten hukuki bir gecerliligi olmadigi konusundaki uzman gorusune ne dersiniz?

Eger durum boyle degilse, ‘Necdet Bulut Anfisi’ adinin verildigi ve geri alindigi akademik konsey (ya da senato) kararlarinin tarihlerini verebilmeniz mumkun mudur? Geregi icin saygiyla bilgilerinize sunarim.

Melek D. Yucel

Erdal Özmen – 2 Ocak 2005

Sayın Prof. Dr. Haluk DARENDELILER,
Universitemizin yetkili organlarınca verilen Necdet Bulut Amfisi isminin su anda bizler tarafından kimliği ve yetkisi mechul sahislarca kaldırılmasına iliskin bir cok ODTU’lunun merak ettigi soruya ilginize tesekkur ediyorum. Bilindigi gibi, konu yeni bir mekana yeni bir ismin verilmesi değildir. Universitenin kisi/kurum isimleri konusundaki uygulamasının soz konusu “Anilmalarla ilgili Prosedur” cercevesinde yeniden degerledirilmesi, 1992 tarihi sonrasında bu prosedure uymayan uygulamaların gerekcelerinin ODTU’lulere sunulması farklı bir tartısma konusudur. O cercevede, Bilkent yamaclarından bile görünen uygulamalar vb. ile bilgisini, emegini ve hayatını ODTU’ye adamanın parayla olculemeyecegi önermesi tartısılabilinir. Acıklamanız, 1992 sonrasi uygulamalar icin bir tartısma zemini onermektedir. Bu farkli bir konudur ve tartısılmasını kısısel olarak ben de yararlı bulurum.

Takdir edilecegi gibi Necdet Bulut Amfisi farkli bir konudur. Universitenin yetkili organlarinin karari kimler tarafından hangi yetkiyle yururlukten kaldirilmistir? Bunun yanıtını ogrenmek istiyorum. Bu baglamda, iletinizdeki 1992 tarihli, “IV. Gecici Madde”de belirtilen, “Gecmiste belirlenen anilma bicimleri ve mekanlarına verilen adlarin envanterinin cıkarılıp, bu raporda onerilen mekanizmayla Senato tarafından yeniden degerlendirilmesi …” uygulaması gerceklesmis midir?. Bu konudaki ilgili senato kararıni ogrenebilmek ıstiyorum.

Saygılarimla,
Erdal Ozmen,
Iktisat Bolumu

Ferdan Ergut – 3 Ocak 2005

Gecikmis de olsa yanit icin Sayin Darendeliler’e tesekkur ederim. Yanita yanit olarak gelen mesajlardan anladigim kadariyla soz konusu maddenin, tartistigimiz meseleyle dogrudan ilgili oldugu konusunda -henuz – ikna olmamis gorunuyoruz. Merak edilen konu, gecmis donemlerde senatonun aldigi bir karar hangi prosedurler takip edilerek geriye alindi? Bunun yasal zemini var midir?

Aslinda hukuki argumanlar bir yana, son tahlilde siyasal bir meseleyi tartisiyoruz. O plaket oradan Gonlubol tarafindan siyasal gerekcelerle sokuldu. Eger yerine takilacaksa yine siyasal gerekcelerle takilacak. Yanlis anlasilmamak icin ekleyeyim: O plakayi yerine koymak isteyenlerin hepsinin ayni siyasal pozisyona sahip olduklarini soylemiyorum. Bir topluluk adina konusma gibi bir curreti elbette ki gostermem. Ama olsa olsa hepsi, belirli bir siyasal hareketin (fasizm) sundugu tehdidi ciddiye aliyorlardir. Turkiye gibi bir ulkede, bu hareketin yaptiklarinin ve yapmaya muktedir olduklarinin unutulmasinin bir aymazlik oldugunu dusunuyorlardir.

Saygilarimla…
Ferdan Ergut

Erol Sayın – 3 Ocak 2004

“Yasam Merkezi” adli bina kasdediliyorsa, uzerinde Sn.Muteahhit Aysel Sabuncu Hanimin buyuk ve isikli harflerle yazilmis kendi adi disinda ODTU’ye iliskin hicbir logo, isim ya da belirti tasimayan bu bina aylardir bos olmasina karsin her gece isil isil aydinlatilmaktadir.

Necdet Bulut’tan esirgenen isimlendirme bu yapida esirgenmedigi gibi onlarca projektorle Bilkent’ten bile gorunur hale getirilmektedir.

Bu uygulama “kanuni”, Necdet Bulut Hocayla ilgili talepler Sn.Darendelioglu’nun acikladigi gibi “kanunlara” uygun olmayabilir, ama mesrudur ve bu ornekte “kanun”lari yapan universite disi bir kurum olmayip Senato olduguna gore, “kanun”larin mesru taleplere uydurulmasinin daha kolay oldugunu dusunuyor ve bekliyorum.

Saygilarimla,

Erol Sayin (End.Muh.Bol.)

Erol Taymaz – 3 Ocak 2005

Merhaba,

ODTU’nun bir kurum olarak gelisebilmesi ve uluslararasi duzeyde bir arastirma universitesi olabilmesi, ancak en onemli varligina, yani insanina sahip cikmasi ve saygi duymasi ile mumkundur. Bu nedenle Necdet Bulut Amfisi konusunu gundeme getiren ve bu konuda bilgi veren tum ogretim uyelerimize tesekkur ediyorum. Bu yazismalardan anladigim kadariyla Necdet Bulut Amfisi ismi, bir ‘ara rejim’ doneminde universitemize disaridan atan bazi kisilerce kaldirilmak istenmistir. Ancak bu uygulamanin bir kurul karari ile olup/olmadigini hala anlayabilmis degiliz. Sn. Melek Yucel’in de belirttigi gibi ‘Necdet Bulut Amfisi’ adinin verildigi ve geri alindigi kararlarinin aciklanmasi bu konuyu aciklik getirebilecektir. Fakat, kanimca, bu yonde bir kararin olup/olmamasi mevcut durum acisindan cok da onemli degildir.

1. Eger Necdet Bulut Amfisi adinin degistirilmesine iliskin karar 1980-sonrasi donemde alinmissa zaten mesru degildir ve bir an once iptal edilmesi gereklidir. Bu durum, 1402 sayili yasa ile akademik yasamlari yokedilmek istenen hocalarimizin durumu ile aynidir. 1402’lik olan hocalarimizin haklari nasil yillar once kendilerine tanindiysa, Dr.Necdet Bulut’un hakki da ayni sekilde kendisine iade edilmelidir.

2. Eger amfinin adinin degistirilmesine iliskin bir karar yoksa, Necdet Bulut Amfisi isminin iadesinden ve resmi olarak da kullanilmasindan daha dogal bir sey olamaz.

1969-1978 tarihleri arasinda universitemize degerli katkilarda bulunmus, ulkemize ve universitemize daha cok hizmet verebilecegi bir donemde hunharca bir suikastin kurbani olmus bir ogretim uyemizin isminin Uclu Amfiden esirgenmesini ve konunun suruncemede birakilmasini anlamak ve kabullenmek mumkun degildir. Bu tatsiz konunun bir an once olumlu bir sekilde cozume kavusturulacagi umuduyla yeni yilin tum ODTU’lere saglik ve mutluluk getirmesini dilerim.

Erol Taymaz

Semih Bilgen – 4 Ocak 2005

Sayin Ogretim Uyeleri, Sayin ODTU Yonetimi,

Bir suredir ODTU-OU’da ogrencilerimizin intihara kadar varabilen bunalimlari ve 1978 yilinda oldurulen degerli hocamiz Necdet Bulut’un adinin Uclu Amfi’ye hala geri verilmemesi konulari tartisiliyor.

Eksik olmasinlar Sayin Prof.Dr.Canan Cilingir ve Sayin Prof.Dr.Haluk Darendeliler her iki konuda universitemiz yonetimi adina aciklamalar yaptilar.

Sayin Cilingir, yonetimin ogrencilerimizin ruhsal durumuyla ictenlikle ilgilendigini, saglik merkezimizin bu alandaki calismalarini, sayilar vererek acikladi. Yine de ortaya cikan uzucu olaylarin daha da azaltilmasi hepimizin ortak dilegi; bu yonde caba gostermek zorundayiz.

Prof.Dr.Haluk Darendeliler’in aciklamasi ise Dr.Necdet Bulut adinin Senatomuzca 1 Aralik 1992 tarihinde kabul edilen “Anilmalarla ilgili Prosedur” cercevesinde yasatilabilecegini, bu dogrultudaki basvurunun nasil yapilabilecegini bildiriyor. Bu aciklama ile rektorlugumuz, yanilmiyorsam, 1978 yilinda Uclu Amfi’ye Dr.Necdet Bulut Amfisi adini veren Akademik Konsey kararinin 1980 darbesini izleyen yillarda Rektor Prof.Dr.Mehmet Gonlubol’ca hice sayilmasini gecerli kabul etmis oluyor.

Ben, bu iki konunun birbiriyle ilgisiz oldugunu dusunmuyorum.

Ogrencilerimizin ruh sagligiyla hepimiz ilgiliyiz; hepimiz onlarin yasadiklari zorlugu anlayisla karsilayabilir, elden geldigince destek olmaya calisabiliriz. Tabii yeterince ders calisirlar, yeterince terbiyeli davranirlar, gunun kurallarina yeterince uyarlarsa. Cevrelerini, yani bizleri, fazla rahatsiz etmezlerse.

Yoksa, ornegin secmeli Kurtce dersi isteyen dilekceleri imzalarlarsa onlari okuldan atmakla, haklarinda ceza davalari acmakla tehdit eder, bu tehditleri ailelerine bildirir, onlari imzalarini geri cekme onursuzluguna surukleriz. Devletin o gunku baskilari dogrultusunda bu uygundur; ogrencilerimizin kisilikleri, oz saygilari, hatta en temel insan haklari ve hukuk kurallari ikinci siradadir. Turkiye’nin en parlak universitesi oldugumuzu one surerken benimsedigimiz tutum budur.

Ya da sirf ODTU’lu oldugu, ODTU de o donemde “solun kalesi” olarak bilindigi icin oldurulen bir ogretim uyemizin adini, devlet gucleri o sirada solu ezmege kararli oldugu icin gunun rektoru Uclu Amfi’nin kapisindan kaldirtabilir.

Korkunc bir yarisi kazanarak ODTU’ye gelen bir ogrenci, burada ne goruyor? Yarista geride kalanin gozunun yasina bakilmadan elendigini, tasidigi degerlerin tumuyle hice sayildigini, hoca da olsa, ogrenci de olsa, herhangi bir gunde gecerli olan cerceveye uymazsa resimden siliniverecegini goruyor.

Bunu yalnizca ogrenciler degil, hepimiz goruyoruz. “Insana saygi” biraz biraz belki AB dayatiyor diye benimsenmis gibi yapiliyorsa da duzenimizin cekirdeginde guce saygi, sopa kimdeyse onun onunde egilme var. Dun askeri diktatorluk gucluydu, onun dedigi oldu; bugun piyasa basarisi gecer akce; onun disinda deger tanimiyoruz.

Universite yerleskemizde koskoca binalara, yaptiran ozel sirketlerin adi verilmisken 1978 yilinda Akademik Konsey’in verdigi Necdet Bulut Amfisi adi, pasa tasarruflarindan sapmayan bir rektorun emriyle sokulmus oldugu yere geri konulamiyor.

Korkarim ogrencilerimizin kendilerine guven kazanabilmeleri, yasamin guclukleriyle bas edebilmeleri ve bizlerin onlara gercekten destek olabilmemiz ancak bizler kendi degerlerimize saygi gostermeyi, ogrenci de olsa, haklari elinden alinan ya da katledilen bir bilim adami da olsa, kendi insanimiza saygiyi gunun gecerli degerlerinin onune almayi becerebildigimiz zaman olanak bulacaktir.

Semih Bilgen

Prof. Dr. Haluk Darendeliler- 17 Ocak 2005

Sayin Doc.Dr. Zafer ERCAN

Ilgi: 10.1.2005 tarihli dilekceniz,

Ilgi dilekcenizde belirtmis oldugunuz “Akademik Konsey tarafindan
1978 yilinda alinan bir kararla 3’lu Amfinin adi ‘DR.NECDET
BULUT’ olarak degistirildi. Bu Amfinin adi daha sonra yetkili
Universite organlarinca degistirilmis midir?” seklindeki sorunuz
Rektorlukce incelenmistir.

Inceleme sonucunda Akademik Konsey tarafindan 1978 yilinda alinmis
“UCLU AMFI BINASI” adinin “Dr. NECDET BULUT” olarak
degistirilmesine ait bir karar bulunmadigi tespit edilmistir.

Bilgilerinizi rica ederim.

Saygilarimla.
Prof. Dr. Haluk Darendeliler

Genel Sekreter V.

Prof. Dr. Haluk DARENDELILER- 31 Ocak 2005

Sayin Doc. Dr. Zafer ERCAN

Akademik Konsey tarafindan 1979 yilinda da alinmis “UCLU AMFI BINASI”
adinin
“Dr. NECDET BULUT” olarak degistirilmesine ait bir karar
bulunmamaktadır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Saygilarimla.

Prof. Dr. Haluk DARENDELILER
Genel Sekreter Vekili

Raşit Kaya – 10 Nisan 2005

Üniversite, Zamanında Necdet Bulut’a Sahip Çıkmıştı

8 Aralık 1978 de yurtdışından döneli daha ancak bir yıl kadar olmuş, genç bir öğretim üyesiydim. TÜMÖD Yönetim Kurulunda da yer alıyordum. Necdet’in pusuya düşürürülerek vurulduğunu sabah çok erken bir saatte Yürüyüş Dergisi’nin bürosuna uğradığımda öğrendim. Hemen ODTÜ’ye gittim. Orhan Kurmuş’u odasından aldım, Ekonomi Bölüm Başkanı Gürel Tüzün’ün odasında toplandık. Önce yeni bir haber var mı diye Güney Gönenç’i sonra o zamanki ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği başkanı ve Fen Edebiyat Fakültesi dekanı Tosun Terzioğlu’nu aradık. İdari İlimler Dekanı Atila Dicle de ne yapabiliriz diye odaya geldi.

Bu arada KTÜ Rektörü Erdem Aksoy ve TÜMÖD Trabzon şube başkanı Haldun Özen ile de temas kurup Necdet’in ve ailesinin sağlık durumları için tıbbi açıdan neler yapıldığı ve neler gerektiği konusunda bilgilenmeye çalıştık. Bu arada TÜMÖD Ankara şube başkanı ve Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof Ayşe Baysal Hacettepe Üniversitesi rektörü ile görüştüğünü ve Necdet’in sağlık durumu ile ilgilenmek üzere Doç.Mehmet Haberal ve ameliyat ekibinin GÖREVLENDİRİLDİĞİNİ söyledi.

O yıllarda rektörün makam arabası dışında ODTÜ’de sadece üç tane Murat marka binek aracı bulunuyordu. Bunlardan birisi, şöför Ekrem ile birlikte, gereken işlerde kullanmak üzere ODTÜ yönetimince bana tahsis edildi. Gerekebilecek masrafları da üstlenen Çığ Yayıncılık yöneticisi ve Yürüyüş Dergisi yazı işleri müdürü Taner Tuncel ile birlikte ameliyat ekibinin Trabzon’a intikalini organize etmek üzere Esenboğa hava limanına gittik. Ben öncelikle Hava alanı müdürü ile görüştüm, Taner Tuncel yer-bilet sorunlarını halletti. Ekibin yetişebilmesi için Trabzon uçağının önemli bir rötarla kaldırılması sözünü aldık.

Şimdiki gibi mobil telefonlar olmasa da kurulu haberleşme düzeneğimiz, Haberal ekibinden bir üyenin halen yapmakta olduğu bir ameliyattan çıkamadığı için tüm ekibin öngörülen süreden daha fazla gecikeceğini bildirdi. Bu arada uçağın kalkış işlemleri sürüyor ve havaalanı müdürü daha fazla geciktiremiyeceğini söylüyordu. Durumu aktardığım Taner Tuncel bu durumda son çare olarak uçağa bomba ihbarı yapacağını bana söylüyordu ki yanımıza gelen Apron amiri gayet sevecen bir dilde “merak etmeyin doktorlar gelmeden bu uçak kalkmaz” diyerek bizleri rahatlatmıştı. Sonunda, ekip gecikerek geldi, Hacettepe Üniversitesi’nin tahsis ettiği münibüs uçağın merdivenine kadar yanaştırıldı ve doktorlar uçağa alındılar.

Kısa bir süre sonra haber geldi. Durum ciddi idi ve Haberal ve ekibi, koşullar sağlanabilirse Necdet’i Ankara’da bir kez daha ameliyat etmek istiyordu. Ailevi ilişkileri sayesinde Ersin Tulunay Hocamız devreye girdi. Talep olursa Genel Kurmay Başkanlığı’nın yardımcı olacağını aktardı. Dernekler olarak hemen başvurduğumuz gibi, ODTÜ Rektör yardımcısı (sanırım o sıra rektörlüğe vekalet de ediyordu) Mehmet Rona gerekli yerleri bizzat telefonla aradı. Ersin Tulunay hoca zaten hep devrede idi, Genel Kurmay Başkanlığı Trabzon’a özel bir askeri uçak yolladı, Necdet ile doktorlar ekibini alıp, Ankara’ya getirdi.

Uçak Ankara Etimesgut Askeri hava alanına indiğinde ızdırabına rağmen Necdet’in yüzü gülüyordu. Hava alanına gelenler arasındaki Mustafa Ekmekçi ile şakalaştı. Ambulansa konulurken, üzerine üşümesin diye örtüğümüz Orhan Kurmuş’un kabanının yere düşürülmemesi için etrafını uyarıyordu

Bütün bu ilgi ve ihtimama rağmen kendisini yitirdik.

Cenaze kaçırılarak şehirde tören yapılmasına engel olunabilir biçiminde duyumlar geldiğinden ODTÜ’de cenaze öncesi tören yapılamadı. Bir hafta, on gün kadar sonra Üçlü Amfi’de eşi Neşe Bulut’un da katıldığı bir anma toplantısında Necdet’in anısına sevgi ve saygılarımızı sunabildik.

Necdet Bulut ile ilgili anımsıyabildiğim ODTÜ’deki en son etkinlik, 12 Eylül Öncesinde öldürülen öğretim üyeleri Prof.Dr.Cavit Tütengil, Prof.Dr.Bedri Karafakihoglu, Prof.Dr.Ümit Doganay ile Doç.Dr.Orhan Yavuz’a ve Necdet Bulut’a (O tarihte henüz Bedrettin Cömert vurulmamıştı) TÜMÖD’ün “SEHA MERAY Özerk Üniversite Ödülü”nün verilmesi törenidir. Tören ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği’nin (şimdi Sosyal Bina olarak isimlendirilen yer) Lokalinde düzenlenmişti. Dernek tarafından tefriş edilen ve girişinde üniversitemizin ilk Türk Rektörü Seha Meray’ı anan bir plaketin de bulunduğu bu mekan Ankara’da benzer toplantıların aranılan bir mekanı idi. Ve o zamanlar VEFA duygusu ve dayanışma ODTÜ’de ve ODTÜ’lülerde fazlasıyla mevcuttu.