|
Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği olarak, ODTÜ Öğrencileri İçin, Ankara Büyük Şehir Belediyesi tarafından açılan, “ODTÜ-Emniyet Müdürlüğü Hattı’nın” derhal iptalini ve Kampüs-Kent Arasındaki Tüm Seferlerin (Bir Özür Borcu Olarak) Ücretsiz Hale Getirilmesini Talep Ediyoruz ! Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği Yönetim Kurulu, Ulaşım hizmetlerinin ücretlendirilmesindeki akıldışılığı protesto eden üniversite öğrencilerinin gözaltına alınması ve bu sırada maruz kaldıkları güç kullanımına ilişkin olarak, aşağıdaki açıklamayı basın ve kamuoyu ile paylaşma gereğini duymuştur; Ankara kenti, uzunca bir süredir, dört milyon nüfuslu bir başkente yakışan bir anlayışla yönetilmemektedir. Bu durumun gerisinde, bilimsel ve teknik verileri dikkate almayan, toplumsal adalet kaygılarından uzak ve kişiselleşmiş bir yönetim anlayışı vardır. Söz konusu yönetim anlayışı, bir çok kez, Ankara kentini kriz aşamasına getirmiştir. Kuğulu Park, Atatürk Bulvarı, Kızılırmak suyu ve Akay Kavşağı konularında, yakın zamanda yaşanan krizler hatırlardadır. Bu kez karşı karşıya kaldığımız kriz toplu taşımacılık hizmetlerinde izlenen ücretlendirme politikasından kaynaklanmaktadır. Sorunun kaynağında kamu hizmetlerine kar etme mantığı ile yaklaşan belediyecilik anlayışı vardır. Konu Tüketici Hakları Derneği tarafından mahkemeye yansıtılmış ve süreç devam etmektedir. Ancak, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in bu konudaki tutumu, tüm kente karşı sorumlu olan bir belediye başkandan çok, ulaşım sektöründe büyük rant elde eden çevrelerin temsilcisini anımsatmaktadır. Bu çerçevede yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmaktan uzaktır. Bu gerçek dışılığın en çarpıcı örneği Büyükşehir Belediye Başkanı’nın toplu taşımacılık hizmetlerindeki bilet fiyatlandırmasında enflasyonun altında kalındığı yönündeki beyanıdır. Uzmanların yaptıkları hesaplamalar bu iddianın doğru olmadığını göstermektedir; “2004-2010 arasında enflasyon yüzde 70, yakıt fiyatlarındaki artış yüzde 77 olmuştur. Buna karşın toplu taşımadaki tek binişlik kartlarda artış yüzde 105 düzeyindedir”. Belediye Başkanı bu dönemde enflasyon oranını yüzde 124.5 göstererek, kamuoyunu yanıltmakta ve enflasyon oranlarının çok üzerine çıkan ulaşım zamlarını haklı çıkarmaya çalışmaktadır. Bu çerçevede, orantısız fiyat artışlarından en olumsuz biçimde etkilenen kesimler arasında üniversite öğrencileri vardır. Özellike ODTÜ ve Hacettepe Kampüslerine ulaşım konusunda en yaygın kullanılan araç belediye otobüsleridir. Öğrencilerimizin dikkate değer bir bölümü büyük mali zorluklarla eğitimlerine devam etmektedir. Bu nedenle, kendileri için hayati nitelik taşıyan ulaşım ücretlendirmesi konusunda duyarlılık göstermeleri ve bu adil olmayan uygulamayı ve gerisindeki anlayışı hukuk devleti sınırları içinde ve şiddet kullanmadan protesto etmeleri en demokratik haklarıdır. Demokratik haklarını kullanan öğrencimizin gözaltına alınmalarına yol açan süreç, daha sonra mahkemece serbest bırakılmış olmalarına karşın kaygı vericidir. Gözaltına alma sürecinde, öğrencilerimize karşı kullanılan güç, hiçbir biçimde, mazur gösterilemez. Bir kenti yönetmekle görevli bir belediye başkanının olayları ulaştırdığı nokta üniversite öğrencileriyle güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmek olmuştur. Bir başka biçimde ifade etmek gerekirse; yakın geçmişte Üniversitemizi hedef haline getiren bu anlayış, bu kez karşısına öğrencilerimizi almıştır. Öğrencilerimizin gözaltına alınması yanında, bu süreçte, Büyükşehir Belediyesi’nin Üniversite Kampüsüne verilen ulaşım hizmetini durdurması kamu hizmetinde güvenilirlik ilkesini ayaklar altına alan ve eğitime darbe vuran bir skandal niteliğindedir. Bu nedenle, yargı önüne getirilmesi gerekenler, ulaşım ücretlerinin artışından kaygı duyan öğrencilerimiz değil, bu hizmeti bir kamu hizmeti olarak görmeyen, bilimsel değerleri hiçe sayan Belediyecilik anlayışı ve onun sembolü haline gelmiş Büyükşehir Belediye Başkanı olmalıdır. Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız. |