|
2010 Yılı 8. Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödül Töreni, törene ev sahipliği yapan Ortadoğu Öğretim Elemanları Derneği adına Nihan Güney’in sunuşu ile başladı: “Değerli misafirler, Dr. Serhat Özyar’ın çok değerli dostları, yakınları, çalışma arkadaşları, onu tanıma ayrıcalığına kavuşmuş ve kavuşamamış tüm dostlar, Özyar ailesinin çok değerli üyeleri, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği ve Bilim ve Ütopya Kooperatifi tarafından bu sene sekizincisi verilen Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödül törenine hoşgeldiniz. 24 Nisan 2002 tarihinde yitirdiğimiz Dr. Serhat Özyar, bilimin ülke yaşamında maddi bir güç haline getirilmesine kendini adamış genç bir bilim insanıydı. Doktorasını ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde tamamlamış olan Serhat Özyar, yaşamını yitirdiğinde aynı bölümde öğretim üyeliği yapmaktaydı. Etkin bir araştırıcı ve özenli bir öğretmendi. Bilimsel çalışmayı yalnızca uzmanları ilgilendiren teknik bir uğraştan ibaret görmeyen, bilimsel yaklaşımın düşünsel yaşamın tüm alanlarına egemen kılınmasının gereğine ve önemine inanmış bir aydınlanmacıydı. Bilim Ütopya Dergisi ve Kooperatifi ile Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği’nin kurucularından olan Serhat Özyar, yaşamının sonuna kadar, gerek bu kuruluşların, gerekse Elektrik Mühendisleri Odası’nın en etkin üyelerinden biri olarak faaliyet gösterdi. Bilimi tüm yönleriyle ülke hizmetine sokmayı hedefleyen bütünsel bakış açısını hiçbir zaman terketmedi. Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü, Elektrik Mühendisleri Odası, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği ve Bilim ve Ütopya Kooperatifi tarafından onun anısını yaşatmak amacıyla oluşturulmuştur. Ülkemizde bilimsel araştırmanın kurumsallaştırılması ve bilim gücümüzün inşası için, üniversitelerimizdeki doktora programlarının desteklenmesi ve ülkemizin bilim gündemiyle ilişkilendirilmesinin son derece önemli olduğu kanısını ve Serhat Özyar Ödülü’nün bu amaca hizmet edeceği umudunu taşımaktayız. "Özyar Önemli Bir Değer Olarak Anılacak” Elektrik Mühendisleri Odası 42. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, 2003 yılından itibaren verilmeye başlanan “Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü” çalışmalarında emeği geçen herkesi kutlayarak başladığı konuşmasında, Serhat Özyar’ın örnek kişiliğine dikkat çekti. Göltaş, “Serhat Özyar, EMO’da aktif olarak görev aldığı dönemlerde bilim insanı kimliği ve üretken yapısıyla bizlere zamanı doğru kullanmanın değerini ve önümüze çıkan konularda çok yönlü bütünsel bir yaklaşım sergilemenin ne anlama geldiğini en güzel örnekleri ile sergilemiştir” dedi.
“Örgütümüzün Onurlu Yüzleri Bize Yol Gösteriyor”
42.000’e ulaşan üye sayısı, giderek genişleyen meslek alanları ile 2010 yılında EMO’nun karşısına çıkan sorunlara yanıt ararken, tarihsel süreçte yaratılan birikimlerin ve bu birikimleri yaratan insanların emek ve özverisini en önemli yapısal güç olarak gördüğünü ifade eden Göltaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“EMO olarak Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi bünyesinde sürdürdüğümüz Elektrik, Elektronik, Bilgisayar ve Biyomedikal Mühendislik alanlarımızı kapsayan eğitimlerde, mesleki ve bilimsel yayınlarımızın sayısını arttırmasında, önümüzdeki günlerde yayımlanma hazırlığı içerisinde olduğumuz bilimsel hakemli bir dergi ile üniversitelerle olan bağımızın daha da güçlendirilmesi sürecinde hiç kuşku yok ki Bedri Karafakioğlu’ndan Serhat Özyar’a örgütümüzün onurlu yüzleri bize yol gösteriyor.” “Akademik yaşamlarında doğa ve toplumun gelişim ilerleme yasalarını anlayan ve buradan elde ettiği bilgiyi toplumun hizmetine sunan insanın ve doğanın zenginliğini insanın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabilir hale getirme çabası gösteren insanlığın sağlıklı, mutlu, eşit ve özgür yaşamasının olanaklarını arayan ve bu uğurda sistemli bir çalışma yürüten bu insanlara borcumuzu anılarına düzenlediğimiz etkinliklerle sınırlı olamayan onların yaşamları boyunca var ettikleri düşünce sistematikleriyle sahiplenen bir anlayışla ödemeye çalışacağız” diye konuşan Göltaş, 1990’lı yıllarda Ankara Şube Yönetimi’nde birlikte çalıştığı Serhat Özyar’ı Oda yönetiminde aldıkları görevlerde yakından tanıma imkanına sahip olduğunu belirterek, Özyar’ın Elektrik Mühendisliği Dergisi Yayın Kurulu’nda ve mesleki faaliyetlerde demokratik kimliği ile yer aldığına söyledi. Özyar’ı “Yeri doldurulamayacak önemli bir dost ve yol arkadaşı” olarak tanımlayan Göltaş, Özyar’ın örgütsel yaşam içersinde geçmişten bugüne olduğu gibi yarınlarda da önemli bir değer olarak anılacağını kaydetti. Göltaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Her kurumda görüş ayrılıkları, çekişmeler olabilir. Ama görüş ayrılıkları ve çekişmelerin farklı düzlemlerdeki bakışların hepsinin kesiştiği ortak bir nokta vardır ki, o ortak noktada bu Odaların çalışma anlayışı içinde gelenekleri oluşturan o birikimlerdir ve herkesin ortaklaştığı emek, özveri ve meslek sorunlarına yaklaşımda objektifliktir. Biz bütün bu çalışmalarda gerçekten Serhat Özyar’dan çok şey öğrendik. Özyar’ın anısı önünde saygı ile eğiliyorum.”
Göltaş, ödül almaya hak kazanan, Dr. Özgür Ergül’ü ve Onur Ödülü’ne değer görülen Dr. Ebru Arısoy, Dr. Murat Cenk, Dr. İbrahim Sarı’yı başarılı çalışmalarından dolayı kutlayarak, sözlerini bitirdi. Bilim ve Ütopya Kooperatifi adına Prof. Dr. Semih Koray aşağıdaki konuşmayı yaptı: “Değerli Konuklar, Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü'nün sekizinci yılındayız. Ödüller, sonuçları kadar, hatta belki de daha çok, özendirmeyi hedefledikleri süreçlerle anlam kazanır. Bir ödülün yerleşik hale gelmesi, desteklemeyi amaçladığı sürecin gerçek bir gereksinimi yansıtmasına ve bu gereksinimin karşılanmasını olanaklı kılan bir ortamın varlığına bağlıdır. Serhat Özyar Ödülü, bu iki koşulun da sağlandığı bir ödüldür. Serhat Özyar Ödülü oluşturulurken, ülkemizde bilimsel gelişmenin sağlanması için temel alınması gereken iki unsurdan hareket etmiştik. Birincisi, bilimsel araştırmanın bireysel çalışmaların ötesine geçip kurumlaşması, ancak üniversitelerimizdeki doktora programlarının nitel ve nicel olarak güçlendirilmesiyle mümkündür. Bugün üniversitelerimiz hala görece tek ayaklı üniversitelerdir. Lisans aşamasında nitelikli bir öğretim verilen birçok üniversitemizde, doktora çalışmaları, bu üniversitelerimizdeki mevcut bilimsel birikimin altında kalmaktadır. Oysa bilimsel araştırmanın temel insan gücünü doktora düzeyinde genç araştırıcılar oluşturur. Yetenekli genç araştırıcıları çekecek olan ana etken de, bilimsel yetkinlik ve iklimdir. Onun için, öncelikle seçilmiş belli alanlardan başlayarak, üniversitelerimizin bu alanlarda yetkinlik ve çekim odakları oluşturmasına yönelik bir çizgi izlenmelidir. Ülke çapında ve sistemli bir biçimde olmasa da, bazı alanlarda yaşanan bu yöndeki bazı tekil gelişmeler, umut vericidir. En önemlisi de, verdikleri ürünlerle, böyle bir yaklaşımın ne kadar verimli sonuçlara yol açabileceğinin örneklerini oluşturmaktadırlar. Serhat Özyar Ödülü'nü oluştururken temel aldığımız ikinci etken de, ülkemizin ulusal bilim gündeminin ve poIltlkasının oluşturulması yönünde etkide bulunmaktı. Bilim gücümüzün inşası, mutlaka planlanması gereken, oluşumu rastsal süreçlere ve piyasa güçlerine terk edilemeyecek kadar önemli bir konudur. Askerlikte geçerli olan "yığınakta yapılan hatanın giderilemeyeceği" formülünün, belki daha da geçerli olduğu alan, bilim ve eğitim alanıdır. Bu, ülkemizin gereksinimlerinin yanı sıra, uluslararası bilim gündemindeki olası gelişmeleri öngörüp, yoğunlaşma alanlarını, karşılıklı etkileşimlerini de hesaba katarak belirlemeyi gerektirir. Ulusal bir bilim gündemi oluşturma gereksiniminin farkına varmak yetmez. Bu alanda miyop davrandığınız takdirde, dünyada bilim alanında izleyici olmaktan kurtulamazsınız. Yine uygun seçilmiş alanlarda, bilimde öncü bir konuma sahip olmayı hedeflemek gerekir. Bilim gücümüz de, böyle bir gündem etrafında ve doğrultusunda inşa edilecektir. O zaman bilim politikasına eşlik edecek eğitim politikalarına da ihtiyacımız olacaktır. Kimseye emir komuta yoluyla meslek ya da bilimsel araştırma alanı seçtiremeyeceğinize göre, oluşturduğunuz eğitim ve bilim politikalarının yaşama geçirilmesini mümkün kılacak toplumsal mekanizmaların ve düşünce ikliminin yaratılması da, en az bu politikaların belirlenmesi kadar önemlidir. Dünyadaki gelişmelerin son 15-20 yılına damgasını vuran, başka alanlardaki politikalarının yanı sıra, bu tür bilim ve eğitim politikalarının belirlenip uygulanmasının bazı gelişen ülkelerde yol açtığı önemli sıçramalar olmuştur. Bunlar, bizim tarafımızdan mercek altına alınıp incelenmesi gereken zengin bir deneyimi oluşturmaktadır. Rusya Federasyonu'nun 1990'ların ikinci yarısından sonra yeniden toparlanıp önemli bir güç haline gelmesinde bu ülkedeki yetişmiş insan gücünün oynadığı rol, Hindistan'ın gelişmesinde sadece yazılım değil, eczacılık, kimya gibi alanlarda yoğunlaşma çizgisinin etkileri kuşkusuz incelenmeye değer olgulardır. Dünyada üretimin merkezinin Asya'ya kaymasında baş role sahip olan Çin Halk Cumhuriyeti'nin izlediği halkçı-devletçi politikanın yanında uyguladığı eğitim-bilim politikaları bizim açımızdan da önemli bir deneyimi yansıtmaktadır. Çin'de bugün 60 civarında ileri teknoloji bölgesi bulunmaktadır. Bunların hepsinde Çin'in edinmeyi hedeflediği ileri teknolojilere sahip yabancı yatırımlar yer alıyor. Bunların en önemlileri yabancı sermaye - Çin ortak yatırımı biçiminde olup, Çin tarafı bir devlet şirketi tarafından temsil ediliyor. Ama bu ileri teknoloji bölgelerinin daha az bilinen bir yönü, bu bölgelerin bir parçası olarak mutlaka üniversitelerin, meslek okullarının ve Ar-Ge kuruluşlarının birlikte bulunmalarıdır. Ar-Ge kuruluşları yeni ürün tasarımıyla uğraşırken, üniversitelere daha büyük ölçekli ve kuramsal yönü de bulunan sorunları ele alma görevi verilmiş. Meslek okulu öğrencileri, eğitimleri sırasında ve sonrasında bulundukları bölgenin işletme ve fabrikalarında çalışıyor. Şanghay'ın Pudong bölgesinde kurulan son ileri teknoloji bölgesi içinde irili ufaklı 27 üniversite yer alıyor. Yurt dışında doktora yapan Çinli öğrenciler giderek artan oranlarda Çin üniversitelerine geri dönüyor. Toplam bilimsel makale yayını konusunda Çin Halk Cumhuriyeti şu anda ilk beşe girmiş durumda. Çağdaş köy enstitüleri yaklaşımını çağrıştıran bu politikanın, Çin'in küresel iktisadi bunalımdan en az etkilenen ülkeler arasında yer alıp, bu yılın ilk üç ayında yeniden yüzde 11.2'lik bir büyürneyi yakalamış olmasında oynadığı rolü incelemek bizim açımızdan kuşkusuz önemlidir. Hele Çin'in Atatürk Devrimi'nin halkçı-kamucu politikalarını ve eğtim ve bilim seferberliğini günümüz koşullarında yeniden keşfederek bu gelişmeyi gerçekleştirdiği göz önünde bulundurulursa, bu durum daha da anlamlı hale gelmektedir. Günümüz, artık 20. yüzyılda olduğu gibi, mazlum milletlerin, "çağdaş uygarlık düzeyine" ulaşmak hedefiyle sınırlı kaldıkları bir dünyadan, "ezilen ulusların" Gelişen Dünya'yı temsil etmeye ve çağdaş uygarlık düzeyinin taşıyıcıları olmaya adayoldukları bir dünyaya geçişi yansıtmaktadır. Bu koşullarda ülkemizin de, bilim ve eğitim konusunda Atatürk Devrimi'nin temelleri üstünde Gelişen Dünya içinde öncü ve seçkin konumunu almak için daha fazla zaman yitirmeksizin harekete geçmesi gerekmektedir. Dünyadaki bu örnekler ve Atatürk Devrimi'nin bilim ve eğitim alanındaki başarırnı, Serhat Özyar Ödülü'nün çıkış noktalarının ne kadar isabetli olduğunun birer göstergesi sayılmalıdır. Ödüle aday gösterilen çalışmaların üstün düzeyi, ödülün başarısında vazgeçilmez bir paya sahip olan hakem raporlarında gözlemlediğimiz özen ve derinlik, kuşkusuz bu ödülün hedeflerinin bilim topluluğumuz tarafından da benimsendiğine işaret etmektedir. Son olarak, bu ödülü birlikte oluşturup sekiz yıldır sürdürmekte olan EMO, ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği ve Bilkoop arasındaki işbirliğinin temelinde de, bu hedeflerin içtenlikle paylaşılması yatmaktadır. Bu, hem Serhat'ın anısının bize gösterdiği yoldur, hem de Serhat'ın anısını yaşatmanın yoludur.” Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği adına konuşmasını yapmak, ödül süreci ile ilgili bilgi vermek, ödül gerekçeleri ve ödül sahiplerinin özgeçmişlerini sunmak üzere Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü Seçici Kurul Jüri Üyesi Prof. Dr. Ali Gökmen konuştu: “Seçici Kurul, Elektrik Mühendisleri Odası, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği ve Bilim ve Ütopya Kooperatifi’nden üçer temsilciden oluşmaktadır. Seçici Kurul farklı alanlardan ödül için aday gösterilen tez çalışmalarını konusunda uzman hakem raporlarına başvurarak değerlendirmektedir. 2010 Seçici Kurulu’nda EMO’yu temsilen Haşim Aydıncak, Tarık Öden, Bilim ve Ütopya Kooperatifini temsilen Prof. Dr. Işık Bökesoy, Prof. Dr. Semih Koray ve Doç. Dr. Nesrin Çobanoğlu, OED’i temsilen Doç. Dr. Melek Diker Yücel, Prof. Dr. Ali Gökmen ve Doç Dr. Çağatay Keskinok yer almışlardır. 2002 yılında kaybettiğimiz değerli bilim insanı Dr. Serhat Özyar’ın anısını, bilimi ülke yaşamında maddi bir güç haline getirmeye katkıda bulunarak yaşatmak amacıyla TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği ve Bilim ve Ütopya Kooperatifi tarafından oluşturulan Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü’nü 2010 yılında almaya değer görülen genç bilim insanı, “Elektromanyetik Problemlerin Çok Seviyeli Hızlı Çokkutup Yöntemiyle Doğru ve Verimli Çözümleri” başlıklı doktora tez çalışmasıyla Dr. Özgür ERGÜL olmuştur. Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü’nü kazanan Dr. Özgür ERGÜL’ü değerli tez çalışmasından ötürü kutluyoruz. Ayrıca, Seçici Kurul, bu yıl sekizincisi verilen ödül başvuruları arasındaki üç doktora tezini, Serhat Özyar Onur Ödülü’ne değer bulmuştur. Onur ödüllerini alan üç genç araştırmacı, soyadı sırasıyla, Dr. Ebru ARISOY “Türkçe Geniş Dağarcıklı Konuşma Tanıma için İstatistiksel ve Ayırıcı Dil Modellemesi” başlıklı teziyle, “Sonlu Cisimlerde Çarpma Karmaşıklığı Üzerine Sonuçlar” başlıklı teziyle Dr. Murat CENK ve “Kablosuz Sistemlere Yönelik Titreşim Tabanlı bir Mikro Enerji Üretecinin Tasarımı, Üretimi ve Uygulaması” başlıklı teziyle Dr. İbrahim SARI’dır. Dr. Ebru ARISOY, Dr. Murat CENK ve Dr. İbrahim SARI’yı değerli tez çalışmaları nedeniyle kutluyoruz. “Serhat Özyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü” Gerekçesi: Dr. Özgür ERGÜL, Bilkent Üniversitesi, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalı’nda, Prof. Dr. Levent GÜREL’in danışmanlığıyla yaptığı “Elektromanyetik Problemlerin Çok Seviyeli Hızlı Çokkutup Yöntemiyle Doğru ve Verimli Çözümleri” başlıklı doktora tez çalışmasında, büyük elektromanyetik problemlerin formülasyonu için önerilen yöntemlerin nümerik çözümlerinin başarımını kapsamlı biçimde değerlendirmiş; nümerik çözüm açısından zorluğu bilinen problemlerde formülasyonların birleştirilme metodu için özgün öneriler yapmış; formülasyonun sayısal ortamda paralel işlemlere uygun hale getirilip birçok bilgisayar işlemcisi üzerinde aynı anda çalışmasını sağlayarak, farklı uygulamalarda kullanılabilecek hızlı ve etkin bir benzetim ortamı geliştirmiştir. Geliştirilen yöntemle milyonlarca bilinmeyen cinsinden ifade edilen problemler, yüksek doğrulukla çözülebilir hale gelmiştir. Büyük elektromanyetik problemlerin çözümü, son yıllarda üzerinde çok çalışılan ve uygulama açısından oldukça önemli bir konudur. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar ve yapılan özgün öneriler, örneğin anten ve radar benzetim ve tasarımları, nanoteknolojide metamalzemelerin elektromanyetik analizleri, kimyada Raman saçılımına yeni yaklaşımlar, biyolojide kırmızı kan hücrelerinden elektromanyetik saçılımın hesaplanarak bazı kan hastalıklarına teşhis konabilmesi gibi problemlerin çözümüne olanak sağlamaktadır. Yapılan çalışma, büyük elektromanyetik problemlerin nümerik çözümlerine yönelik tasarım araçları geliştirilmesine evrensel düzeyde önemli bir katkı getirdiği gibi, ülke bilim gündemine doğrudan hizmet etmekte ve ülke ekonomisine katkı potansiyeli taşımaktadır. Dr. Özgür ERGÜL’ün konuyla ilgili olarak uluslararası saygın dergilerde yayınlanmış 26 makalesi bulunmaktadır”. Serhat Ozyar Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü’nü vermek üzere ODTÜ Rektörü Yardımcısı Prof.Dr. Nevzat Özgüven kürsüye davet edildi. Dr. Özgür Ergül çalışmalarını yurtdışında sürdürdüğünden ve törene katılamadığından, ödülünü tez danışmanı Prof. Dr. Levent Gürel aldı. Prof. Gürel, Özgür Ergül’ün tezinin kısa bir sunumunu yaptı. Daha sonra Serhat Özyar Onur Ödüllerinin sunumuna geçildi. Prof. Dr. Ali Gökmen Onur Ödüllerini alan tez çalışmalarının ödül gerekçelerini sundu: “Dr. Ebru ARISOY, Boğaziçi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalı’nda, Y. Doç. Dr. Murat SARAÇLAR’ın danışmanlığıyla yaptığı “Türkçe Geniş Dağarcıklı Konuşma Tanıma İçin İstatistiksel ve Ayırıcı Dil Modellemesi” başlıklı doktora tez çalışmasında, “Türkçe doğal dil işleme” konusunda yapılmış birbirinden bağımsız görünen beş çalışmayı başarıyla biraraya getirmiştir: Konuşma tanıma, sözcük analizi, dağarcık dışı sözcükler problemi, öğrenme modelleri ve sesbilgisel bilgiyi biçim bilgisine katma. Tez çalışması, dildeki her cümleye bir olasılık atayan dil modellerinin kestirimi üzerinde yoğunlaşmış, dil modellemesinde sözcükler yerine sözcük-altı birimlerin başarımını araştırıp en uygun birimleri bulmuş ve dinamik dağarcık uygulamasıyla sözcük-altı birimlerden kaynaklanan problemleri azaltmıştır. Türkçe biçimsel çözümleyiciler arasında konuşma tanıma açısından yaptığı değerlendirme, yalnız Türkçe için değil, Türkçe’ye benzer yapısı olan sondan eklemeli tüm diller için önem taşıyan uluslararası bir katkı sağlamaktadır.” Ebru Arısoy’un, ödülünü vermek üzere Prof.Dr.Ersin Tolunay sahneye davet edildi. Dr. Ebru Arısoy tezinin sunumunu yaptı. Prof. Dr. Ali Gökmen, Dr.Murat Cenk’in ödül gerekçesini sundu: “Dr. Murat CENK, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Uygulamalı Matematik Enstitüsü, Kriptografi Anabilim Dalı’nda, Prof. Dr. Ferruh ÖZBUDAK’ın danışmanlığıyla yaptığı “Sonlu Cisimlerde Çarpma Karmaşıklığı Üzerine Sonuçlar” başlıklı doktora tez çalışmasında, eleman sayısı 2, 3 veya 4 olan sonlu cisimlerde tanımlanan n terimli polinom çarpmalarını hızlandırarak, literatürdeki en iyi sonuçları veren algoritmalardan daha iyi sonuçlar veren yeni yöntemler geliştirmiştir. Bunu yaparken, matematikteki cebir ve cebirsel geometride yer alan Riemann-Roch ve Hasse-Weil gibi kuramsal konuları, elektronik ve bilgisayar mühendisliği konularındaki fikirlerle birleştirmiştir. Elde edilen sonuçlar, bilgisayar bilimleri, kriptolojide sayısal imza, elektronikte donanım, kodlama kuramı gibi alanlarda işlemlerin daha hızlı yapılmasına olanak sağlayan evrensel katkılardır.” Dr.Murat Cenk’in ödülü’nü vermek üzere Prof.Dr. Ersan Akyıldız sahneye davet edildi. Daha sonar Dr. Murat Cenk tezinin sunumunu yaptı. Prof. Dr. Ali Gökmen son olarak Serhat Özyar Onur Ödülü’ne değer bulunan Dr.İbrahim Sarı’nın ödül gerekçesini sundu: “Dr. İbrahim SARI, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Makina Mühendisliği Anabilim Dalı’nda, Prof. Dr. Tuna BALKAN ve ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Haluk KÜLAH’ın ortak danışmanlığıyla yaptığı “Kablosuz Sistemlere Yönelik Titreşim Tabanlı bir Mikro Enerji Üretecinin Tasarımı, Üretimi ve Uygulaması” başlıklı doktora tez çalışmasında, MEMS (Mikro Elektronik Mekanik Sistemler) teknolojisi kullanarak, çevresel titreşimlerden yani hareket enerjisinden elektriksel enerji üretebilen dört çeşit mikro yapı geliştirmiştir. Biri diğeri üzerine daha üstün özellikler ekleyerek ulaşılan son mikro üreteç, özgün bir tasarım ve üretim sürecine sahiptir. Bu bağlamda, dar bantlı titreşen yapıların titreşim frekanslarının daha yüksek frekansa kaydırılarak enerji dönüşümü veriminin arttırılması ve üretim sürecinin başarıyla tamamlanarak prototip elde edilmesi, çok önemli teknik yeniliklerdir. Dünyada da, MEMS algılayıcıların gelişmesiyle iyice belirginleşen enerji sorununa çözüm bulmak amacıyla son yıllarda yoğun olarak çalışılmaya başlanan MEMS tabanlı enerji üreteçleri konusundaki bu çalışma, Türkiye için çok yeni ve türünün ilk örneği olan özgün bir katkıdır.” Dr.İbrahim Sarı’nın ödülünü vermek üzere Prof.Dr.Tuna Balkan sahneye davet edildi. Dr. İbrahim Sarı çalışmalarını yurtdışında sürdürdüğünden törene katılamadığından, ödülünü babası Osman Sarı aldı. Dr.İbrahim Sarı’nın babası Sn.Osman Sarı kısa bir teşekkür konuşması yaptı, Türkiye’de bilimsel araştırmayı ve genç bilim insanlarını ödüllendiren kuruluşlara teşekkür etti. Daha sonra tez danışmanı Doç. Dr. Haluk Külah, tezin sunumunu yaptı. Ödül Töreni tamamlandıktan sonra, ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü dördüncü sınıf öğrencilerinden piyanist Ayça Balkan, kanun sanatçısı Saner Esmer ve Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü öğrencilerinden keman sanatçısı Selin Kınay’ın mini konserine geçildi. Sanatçılar, Schubert, Willibald, Shostakovich ve Baktagir’in eserlerini çaldılar. |